<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Çalışma Alanlarımız &#8211; Avukatlık, Arabuluculuk ve Hukuki Danışmanlık</title>
	<atom:link href="https://www.degisimhukuk.com/portfolio_category/calisma-alanlarimiz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.degisimhukuk.com</link>
	<description>2015 yılından beri Denizli&#039;de avukatlık, arabuluculuk ve hukuki danışmanlık ile hukukun diğer alanlarında faaliyet göstermektedir.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 15 May 2025 19:26:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/Degisim-Hukuk-Tarayici-Ikonu-66x66.jpg</url>
	<title>Çalışma Alanlarımız &#8211; Avukatlık, Arabuluculuk ve Hukuki Danışmanlık</title>
	<link>https://www.degisimhukuk.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title></title>
		<link>https://www.degisimhukuk.com/portfolio-items/kisisel-verilerin-korunmasi-hukuku/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[degisimhukuk]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Jan 2021 22:51:43 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.degisimhukuk.com/?post_type=avada_portfolio&#038;p=3970</guid>

					<description><![CDATA[Kişisel Verilerin Korunması Hukuku Kişisel veri, gerçek bir kişiye ait olan her türlü bilgidir. Kişisel veri tanımını biraz daha detaylandıracak olduğumuzda gerçek kişilerin kimliğini belirli hale getirilebilen, eğitim, ikamet, sağlık, fiziksel özellikler, inanç vs. gibi bilgiler bütünüdür. Örneğin gerçek kişiye ait hasta kayıtları, maaş bordrosu, arabasına ait plaka, ehliyet numarası, cep telefonu numarası gibi bilgiler [...]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter wp-image-3956 size-fusion-400" src="https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/kisisel-verilerin-korunmasi-hukuku-400x300.jpg" alt="kisisel-verilerin-korunmasi-hukuku" width="400" height="300" srcset="https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/kisisel-verilerin-korunmasi-hukuku-200x150.jpg 200w, https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/kisisel-verilerin-korunmasi-hukuku-400x300.jpg 400w, https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/kisisel-verilerin-korunmasi-hukuku.jpg 600w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></p>
<h2 style="text-align: center;">Kişisel Verilerin Korunması Hukuku</h2>
<p style="text-align: justify;"><strong>Kişisel veri, gerçek bir kişiye ait olan her türlü bilgidir.</strong> Kişisel veri tanımını biraz daha detaylandıracak olduğumuzda gerçek kişilerin kimliğini belirli hale getirilebilen, eğitim, ikamet, sağlık, fiziksel özellikler, inanç vs. gibi bilgiler bütünüdür. <strong>Örneğin</strong> gerçek kişiye ait hasta kayıtları, maaş bordrosu, arabasına ait plaka, ehliyet numarası, cep telefonu numarası gibi bilgiler kişisel veri olmakla bu verileri sahibinin rızası dışında paylaşmak hak ihlali sayılmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu bilgiler eskiden gözlem yoluyla elde edilebilmekteyken günümüz çağının getirmiş olduğu teknoloji sayesinde bırakın gözlem yapmayı internet sayesinde oturduğumuz yerden istediğimiz herkes hakkında bilgi sahibi olabilmekteyiz. Bu nedenle artık <strong>insanlarda kişisel verilerini saklama ihtiyacı daha fazla artmıştır.</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Dünyada kişisel verilerin korunmasında hukuki düzenlemelere bakıldığında <strong>1970 yılında Almanya’da, 1973 yılında İsveç’te ve 1978 yılında Fransa’da veri koruma kanunları yürürlüğe girmiştir.</strong> 1973 yılında Avrupa Konseyinde çalışmalar başlamış 1981 yılında ise 108 sayılı <strong>“Kişisel Verilerin Otomatik İşleme Tabi Tutulması Karşısında Şahısların Korunmasına Dair Sözleşme”</strong> ortaya çıkmıştır  ve Türkiye’de bu sözleşmeye taraf olmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;">Dünyanın çeşitli ülkelerinde ve <strong>Türkiye’de</strong> yeni olan kişisel veri alanında gerçek kişilerin, kişisel verilerini korumak adına yasa koyucular tarafında yasal düzenlemeler yapılmakta olup bu bağlamda <strong>6098 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu yürürlüğe girmiştir.</strong> Ayrıca Kişisel Verilerin Korunması Kurumu bu alanda gerçek kişilere hizmet etmekte olup olası ihlallerde gerekli idari para cezalarına hükmetmektedirler.</p>
<p style="text-align: justify;">Kişisel verilerin korunmasını istemek en temel haklarımızdandır. <strong>Anayasa, Türk Ceza Kanunu ve Kişisel Verilerin Korunması Kanunu da kişisel verilerin korunmasını sağlamaktadırlar.</strong> Kişisel Verilerin Korunması Kanununda ihlallerin neler olduğu belirtilmiş olmakla bu ihlalleri yapanlara Türk Ceza Kanunu kapsamında cezai müeyyideler uygulanmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 135. maddesinde, kişisel verilerin kaydedilmesi, 136. maddesinde, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, 138. maddesinde, verileri yok etmeme fiilleri suç olarak düzenlenmiştir. Ayrıca aynı kanunun 140. maddesinde bu suçlarla ilgili olarak tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. <strong>Kişisel verisi mevcut yasal düzenlemelere aykırı olacak şekilde işlenen kişi suç duyurusunda bulunabileceği gibi Kişisel Verilerin Korunması Kurumuna müracaat da edebilir.</strong> Bilinmesini isteriz ki suç duyurusunda bulunmakla adli tahkikat başlatılmış olur suçun sübut bulması halinde kişisel veriyi kanuna aykırı bir biçimde işleyen kişi kanunda öngörülen hapis veya adli para cezası ile cezalandırılırken, Kişisel Verilerin Korunması Kurumunda ise idari para cezası ile cezalandırılmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #000000;">Kişisel Verilerin Korunması Hukuku Departmanı </span></strong>olarak aşağıda belirtilen başlıklarda hizmetler sağlanmaktadır.</p>
<ol style="text-align: justify;">
<li>Kişisel veri ihlalinde ilgili savcılığa suç duyurusunda bulunmak,</li>
<li>Kişisel verilerin ihlali adına açılan davaları takip etmek,</li>
<li>Kişisel veri ihlalinde Kişisel Verilerin Korunması Kurumu&#8217;na müracaat ederek şikayetin akıbetinin takibini sağlamak,</li>
<li>Kişisel verilerin korunması adına teknik ve idari tedbirleri almak,</li>
<li>Müvekkil faaliyet alanına uygun Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyum raporu oluşturarak bu rapor doğrultusunda veri envanteri hazırlanmasında destek olmak, aydınlatma ve açık rıza metinleri hazırlamak, saklama ve imha politikaları ile gizlilik politikaları oluşturmak,</li>
<li>VERBİS kaydını oluşturmak</li>
</ol>
<p style="text-align: justify;">Sizin de Kişisel Verilerin Korunması Hukuku alanını ilgilendiren bir sorunuz varsa bizimle <span style="color: #ff0000;"><strong><a style="color: #ff0000;" href="https://www.degisimhukuk.com/iletisim/" target="_blank" rel="noopener">iletişime</a> </strong></span>geçebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title></title>
		<link>https://www.degisimhukuk.com/portfolio-items/vergi-hukuku/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[degisimhukuk]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Jan 2021 22:45:18 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.degisimhukuk.com/?post_type=avada_portfolio&#038;p=3965</guid>

					<description><![CDATA[Vergi Hukuku Vergi, devlet veyahut da devlet şeklinde ortaya çıkan otorite veya yönetimlerin müracaat ettikleri finans aracı olması yanında kamu hizmetinin gereklerinin yerine getirilmesi adına ihtiyaç duyulan mali kaynağın karşılanmasında kullanılmaktadır. Bu bağlamda vergiye devletlerin en önemli geçim kaynağı demiş olsak yanılmayacağımız gibi şayet vergi alınmadığı takdirde de kamu hizmetlerinin aksayacağı hatta hiç olmayacağı da [...]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-3967 size-fusion-400" src="https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/vergi-hukuku-400x300.jpg" alt="vergi-hukuku" width="400" height="300" srcset="https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/vergi-hukuku-200x150.jpg 200w, https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/vergi-hukuku-400x300.jpg 400w, https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/vergi-hukuku.jpg 600w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></p>
<h2 style="text-align: center;">Vergi Hukuku</h2>
<p style="text-align: justify;"><strong>Vergi, devlet veyahut da devlet şeklinde ortaya çıkan otorite veya yönetimlerin müracaat ettikleri finans aracı</strong> olması yanında kamu hizmetinin gereklerinin yerine getirilmesi adına ihtiyaç duyulan mali kaynağın karşılanmasında kullanılmaktadır. Bu bağlamda vergiye <strong>devletlerin en önemli geçim kaynağı</strong> demiş olsak yanılmayacağımız gibi şayet vergi alınmadığı takdirde de kamu hizmetlerinin aksayacağı hatta hiç olmayacağı da ortadadır bu nedenle <strong>vergi konusu hayati önem arz etmektedir.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Vergi hukuku ise devlet ile vatandaş arasında kurulan vergi ilişkisinde her iki tarafın da hak ve ödevlerini düzenleyen</strong> bu hak ve ödevlerin ihlal edilmesinde ortaya çıkacak olan ihtilafların nasıl ve ne şekilde çözüme kavuşturulacağını düzenleyen <strong>hukuk dalıdır.</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Vergi hukukunun temelinde devlet ve vatandaş olduğu için <strong>kamu hukuku</strong> alanında kendisine yer edinmiştir. Ayrıca<strong> anayasa hukuku, idare hukuku </strong>ve<strong> ceza hukuku</strong> ile diğer özel hukuk alanlarıyla ilişkisi bulunmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Vergi hukukunun büyük bir bölümünü vergi uyuşmazlıkları oluşturmaktadır.</strong> Vergi uyuşmazlığı vergilendirme yetkisine sahip birim ile vergi borcunu ödemekle sorumlu kişiler arasındaki görüş aykırılıklarıdır ki bu ihtilafın yasa ve yönetmelikler çerçevesinde sona erdirilmesi gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Vergi uyuşmazlıkları barışçıl çözüm yolları ile çözülebildiği gibi yargısal yollarla da çözülebilmektedir. <strong>Barışçıl çözüm yolları</strong>; vergi hataları ve düzeltme ile uzlaşmadır. <strong>Yargısal çözüm yolu</strong> ise adından da anlaşılacağı üzere dava açılmasıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Yargısal çözüm yolu olan ihtilaf konusu olaya ilişkin davalar hakkında bilgilendirme yapılacak olursak en başta vergi davalarına bakmakla <strong>görevli mahkemenin vergi mahkemesi</strong> olduğunu ve verginin tahsilini isteyen kurumun bulunduğu yer vergi mahkemesinin yetkili olduğunu söylememizde herhangi bir sakınca bulunmamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Vergi mahkemeleri 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun 6. maddesinde belirtilen aşağıdaki yazılı davalara bakmakla yükümlüdür.</strong></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davalar,</li>
<li>Yukarıdaki konularda 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasına ilişkin davaları,</li>
<li>Diğer kanunlarla vergi mahkemesine verilen işler.</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">İdari Yargılama Usul Kanunu 3. maddede belirtilen hususlara haiz dava dilekçesinin yine aynı kanunun 7. maddesinde belirtilen sürelerde yani aksine bir hüküm ya da özel kanunla ayrıca düzenlenme bulunmadığı hallerde <strong>Danıştay nezdinde açılacak davalarda 60 gün doğrudan vergi mahkemelerinde açılacak davalarda ise 30 gün içerisinde vergi konusu uyuşmazlığın iptali adına dava açılması gerekmektedir.</strong> Vergi davalarının açılması ile kanunen yürütmenin durdurulması gündeme gelmektedir ancak bazı davalarda örneğin ödeme emrinin iptali davasında kararın icrasının davanın açılmış olması durdurmayacağından özellikle yürütmenin durdurulması talep edilmesi gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #000000;">Vergi Hukuku Departmanı </span></strong>olarak aşağıda belirtilen başlıklarda hizmetler sağlanmaktadır.</p>
<ol style="text-align: justify;">
<li>Vergi borçlarının yapılandırılması,</li>
<li>Vergi dairesince yapılacak çağrılara istinaden uzlaşma görüşmelerinde hazır bulunmak,</li>
<li>Vergi raporu ile vergi tekniği raporu sonucunda ortaya çıkan yıllık gelir vergisi, katma değer vergisi, gelir geçici vergisi, özel usulsüzlük cezası alanlarında düzenlenen ihbarnamelerin iptali,</li>
<li>Ödeme emrinin iptali,</li>
<li>Genel esaslardan özel esaslara alınması işleminin iptali,</li>
<li>Sehven ödenen vergi veya harcın geri alınması ya da mahsup edilmesi</li>
</ol>
<p style="text-align: justify;">Sizin de Vergi Hukuku alanını ilgilendiren bir sorunuz varsa bizimle <span style="color: #ff0000;"><strong><a style="color: #ff0000;" href="https://www.degisimhukuk.com/iletisim/" target="_blank" rel="noopener">iletişime</a> </strong></span>geçebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title></title>
		<link>https://www.degisimhukuk.com/portfolio-items/idare-hukuku/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[degisimhukuk]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Jan 2021 23:56:48 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.degisimhukuk.com/?post_type=avada_portfolio&#038;p=3946</guid>

					<description><![CDATA[İdare Hukuku İdare, devletin ya da kamunun gücünün herkesçe her zaman görünen halidir. İdare hukuku ise devletin ya da kamu gücünün işlem ve eylemlerinin sınırlarını çizen hukuk dalıdır. Zira idare, kendisine tanınan kamu gücünü kullanırken sınırsız olmayıp kanuna bağlı olmalı ve hukukun genel ilkelerine uygun şekilde hareket etmelidir.  İdarenin görevlerine bakılacak olduğunda oldukça geniş bir [...]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-3944 size-fusion-400" src="https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/idare-hukuku-400x300.jpg" alt="idare-hukuku" width="400" height="300" srcset="https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/idare-hukuku-200x150.jpg 200w, https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/idare-hukuku-400x300.jpg 400w, https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/idare-hukuku.jpg 600w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></p>
<h2 style="text-align: center;">İdare Hukuku</h2>
<p style="text-align: justify;"><strong>İdare, devletin ya da kamunun gücünün herkesçe her zaman görünen halidir.</strong> İdare hukuku ise devletin ya da kamu gücünün işlem ve eylemlerinin sınırlarını çizen hukuk dalıdır. Zira idare, kendisine tanınan <strong>kamu gücü</strong>nü kullanırken sınırsız olmayıp kanuna bağlı olmalı ve <strong>hukukun genel ilkelerine uygun şekilde hareket etmelidir. </strong></p>
<p style="text-align: justify;">İdarenin görevlerine bakılacak olduğunda oldukça geniş bir yelpazeye yayılmış durumdadır. Şöyle ki; toplumun gündelik ve ortak ihtiyaçlarına cevap vermek ve bunu yaparken de <strong>kamu yararını gözeterek işlem/eylem tesis ettiği faaliyetlerin hepsi idarenin görevidir.</strong> Örnek vermek gerekirse bir öğrencinin katılmış olduğu sınavda almış olduğu nottan tutun da ruhsatı olmadığından bahisle yıkılmasına karar verilen yapıda alınan karar idarenin görevindendir.</p>
<p style="text-align: justify;">İdarenin işlem ve eylemleri <strong>yetki, şekil, sebep, konu</strong> ve <strong>amaç</strong> yönünden yasalara uygun olmak zorundadır. Aksi halde  iptalleri adına dava açılması mümkündür çünkü <strong>Anayasa&#8217;nın ilgili hükmü gereği idarenin her türlü işlem ve eylemlerine karşı yargı yolu açık</strong> olup buradan doğan uyuşmazlıklarda <strong>idari yargı</strong> yolunda <strong>idare mahkemesi</strong>ne müracaat edilmesi gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">İdare, ortaya koymuş olduğu işlem ve eylemlerinde <strong>sorumluluğu</strong> bulunmaktadır. İdare, <strong>hukuka uyarlı olmayan bir karar</strong> verdiğinde, <strong>vermesi gereken hizmeti zamanında vermezse ya da eksik verirse</strong> buradan doğacak olan zararları sorumluluğu gereği tazmin etmesi gerekir. Yine örnek vermek gerekirse bir memurun özlüğünü etkileyecek şekilde hukuka uyarlı olmayacak bir biçimde atamasının yapılmasında aradaki atama işleminden doğan ücret farkını ödemek zorunda kalır.  Tabi bunların talep edilmesi için yasalarda belirtildiği üzere <strong>hak düşürücü süreler</strong> bulunmaktadır. Bu sürelere riayet edilmediği takdirde haklı olunsa dahi ikame edilmiş olan davanın <strong>süre aşımından reddine</strong> karar verilmektedir. Zarar bir idari <strong>eylemden kaynaklandı ise bir yıl</strong> içerisinde, zarar idari bir <strong>işlemden kaynaklandı ise altmış gün</strong> içerisinde dava açılması gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #000000;">İdare Hukuku Departmanı </span></strong>olarak aşağıda belirtilen başlıklarda hizmetler sağlanmaktadır.</p>
<ol style="text-align: justify;">
<li style="text-align: justify;">İdarenin sorumluluğundan bahisle doğan zararların tazmini için tam yargı davası açmak,</li>
<li>Hukuka uyarlı olmayan idari işlemlerin iptalleri adına dava açmak,</li>
<li>Memurların disiplin, atama, geçici görevlendirme, harcırah işlemlerinden doğan ihtilaflarının çözüme kavuşturulması,</li>
<li>Öğrencilerin sınav, disiplin işlemlerine karşı dava açmak,</li>
<li>İdare ile ihale alıcısı olanlar arasında akdedilen ihale sözleşmesinin iptali ile ihaleye katılmaktan yasaklama kararlarının iptali,</li>
<li>Kamulaştırma ve Belediye kanunundan doğan uyuşmazlıkların giderilmesi</li>
</ol>
<p style="text-align: justify;">Sizin de İdare Hukuku alanını ilgilendiren bir sorunuz varsa bizimle <span style="color: #ff0000;"><strong><a style="color: #ff0000;" href="https://www.degisimhukuk.com/iletisim/" target="_blank" rel="noopener">iletişime</a> </strong></span>geçebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title></title>
		<link>https://www.degisimhukuk.com/portfolio-items/ozel-guvenlik-hukuku/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[degisimhukuk]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Jul 2019 21:40:18 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.degisimhukuk.com/?post_type=avada_portfolio&#038;p=1947</guid>

					<description><![CDATA[Özel Güvenlik Hukuku Bazı Kurum ve Kuruluşların Korunması ve Güvenliklerinin Sağlanması Hakkındaki Kanun'un 1981 yılında yürürlüğe girmesi ile özel güvenlik sektörü doğmuş, 2004 yılında bu kanun yürürlükten kaldırılarak Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un yürürlüğe girmesi ile özel güvenlik sektörü her anlamda büyük bir ivme kazanmıştır. Bugün özel güvenlik sektöründe binlerce çalışan bulunmaktadır bu nedenledir ki [...]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-3053" src="https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/Ozel-Guvenlik-Hukuku-Kapak.jpg" alt="" width="400" height="300" srcset="https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/Ozel-Guvenlik-Hukuku-Kapak-200x150.jpg 200w, https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/Ozel-Guvenlik-Hukuku-Kapak-300x225.jpg 300w, https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/Ozel-Guvenlik-Hukuku-Kapak-400x300.jpg 400w, https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/Ozel-Guvenlik-Hukuku-Kapak.jpg 600w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></p>
<h2 style="text-align: center;" align="justify">Özel Güvenlik Hukuku</h2>
<p style="text-align: justify;" align="justify"><strong>Bazı Kurum ve Kuruluşların Korunması ve Güvenliklerinin Sağlanması Hakkındaki Kanun</strong>&#8216;un 1981 yılında yürürlüğe girmesi ile <strong>özel güvenlik sektörü doğmuş,</strong> 2004 yılında bu kanun yürürlükten kaldırılarak <strong>Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun</strong>&#8216;un yürürlüğe girmesi ile özel güvenlik sektörü her anlamda büyük bir ivme kazanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify">Bugün özel güvenlik sektöründe binlerce çalışan bulunmaktadır bu nedenledir ki özel güvenlik hukukuna ihtiyaç duyulmuştur. Özel güvenlik sektöründe az önce belirttiğimiz Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun ile bu kanuna özgü çıkarılmış olan yönetmelik esas alınmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify">Kanun ve yönetmelikte <strong>özel güvenlik şirketleri</strong>nden, <strong>özel güvenlik görevlileri</strong>nden, <strong>özel güvenlik eğitim kurumları</strong>ndan ve <strong>alarm izleme merkezleri</strong>nden bahsedilerek burada sayılan gerçek ve tüzel kişilere bir takım <strong>hak ve yetkiler</strong> verildiği gibi bunun karşılığında yine bir takım <strong>ödev ve sorumluluklar</strong> yüklenmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify">Özel güvenlik şirketleri <strong>İçişleri Bakanlığı</strong>ndan faaliyet izin belgesi aldıktan sonra özel güvenlik görevlisi istihdam etmek suretiyle özel ve tüzel kurum ve kuruluşlara özel güvenlik hizmeti sağlayabilmektedirler. Kanun ve yönetmelikte getirilen düzenlemelere aykırı davranmaları halinde şirket aleyhine <strong>idari para cezası</strong> düzenlenebildiği gibi şirket yetkilisi hakkında da <strong>suç duyurusu</strong>nda da bulunulmaktadır hatta aykırı davranmanın mahiyetine göre şirket kapatma cezası dahi almaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify"><strong>Özel güvenlik görevlileri kanunda belirtilen şartları taşıyan, özel güvenlik eğitimini tamamlayıp sınavdan da başarıyla ayrılmış olan kişilerdir.</strong> Özel güvenlik görevlileri sadece koruma ve güvenlik işinden sorumlu olup <strong>başka işte çalıştırılmaları yasak</strong> haline getirilerek özel güvenlik görevlilerine bir hak tanınmıştır. Özel güvenlik görevlileri <strong>sendikaya üye olabilirler.</strong> Özel güvenlik görevleri ile bağlantılı olarak memur sayıldıkları için bir suç işlemeleri halinde <strong>memur gibi yargılanırlar,</strong> kendilerine karşı suç işlenmesi halinde ise bu defa kamu görevlisine karşı suç işlenmiş gibi yargılama yapılır. Özel güvenlik görevlileri kanun ve yönetmelikte belirtilen yetkilerini düzenlemelere aykırı bir biçimde kullanırsa eylemin durumuna göre bazen belli bir süre görevden uzaklaştırma bazen de özel güvenlik kimlik kartının iptal edilmesi cezaları ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Yine eylemin suç teşkil etmesi halinde savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu için sanık sıfatı ile yargılanmaktadırlar.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify"><strong>Özel güvenlik eğitim şirketleri</strong> de faaliyet izin belgelerini İçişleri Bakanlığından almaktadırlar. Bu şirketler özel güvenlik görevlisi olmak isteyen adaylara kanun ve yönetmelikte belirtilen şekilde <strong>silahlı veya silahsız özel güvenlik eğitimi</strong> vermektedirler.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify"><strong><span style="color: #000000;">Özel Güvenlik Hukuku Departmanı </span></strong>olarak aşağıda belirtilen başlıklarda hizmetler sağlanmaktadır.</p>
<ol style="text-align: justify;">
<li>Gerek özel güvenlik görevlileri gerekse kanunda görev ve yetkileri düzenlenen diğer ilgililer aleyhine düzenlenen idari para cezalarının iptali,</li>
<li>Özel güvenlik görevlisi kimlik kartının iptal edilmesi yada görevin askıya alınması işlemlerinin iptali,</li>
<li>Yasa ve yönetmelik kapsamında ikame edilmiş olan ceza dosyalarında özel güvenlik görevlisini ya da özel güvenlik şirketi yetkilisini savunmak,</li>
<li>Görev gereği ortaya çıkacak olan zararın tazmini noktasında ikame edilmiş olan tazminat dosyalarında özel güvenlik görevlisini ya da özel güvenlik şirketinin haklarını korumak,</li>
<li>Özel güvenlik eğitim kurumlarının müfredatı gereği vermesi zorunlu olan özel güvenlik hukuku dersini özel güvenlik görevlisi adaylarına aktarmak</li>
</ol>
<p style="text-align: justify;" align="justify">Sizin de Özel Güvenlik Hukuku alanını ilgilendiren bir sorunuz varsa bizimle <span style="color: #ff0000;"><strong><a style="color: #ff0000;" href="https://www.degisimhukuk.com/iletisim/" target="_blank" rel="noopener">iletişime</a> </strong></span>geçebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title></title>
		<link>https://www.degisimhukuk.com/portfolio-items/yabancilar-hukuku/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[degisimhukuk]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Jul 2019 21:16:01 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.degisimhukuk.com/?post_type=avada_portfolio&#038;p=1944</guid>

					<description><![CDATA[Yabancılar Hukuku Yabancılar  Hukukunun  kapsamını;  yabancıların  Türkiye'ye  girişleri,  Türkiye'den  çıkışları  ve  ikametgah  sürecinde   ülkemizde    çalışma,    mal    edinme    ve      haklardan yararlanmaları oluşturur. Bu iş ve işlemler uluslararası anlaşma hükümlerinin yanı sıra pek çok mevzuatta ve yönetmelikte yer alan hükümler doğrultusunda yürütülür. Ancak bu konudaki temel mevzuatımız 6458 sayılı Yabancılar ve [...]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-3058" src="https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/Yabancilar-Hukuku-Kapak.jpg" alt="" width="400" height="300" srcset="https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/Yabancilar-Hukuku-Kapak-200x150.jpg 200w, https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/Yabancilar-Hukuku-Kapak-300x225.jpg 300w, https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/Yabancilar-Hukuku-Kapak-400x300.jpg 400w, https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/Yabancilar-Hukuku-Kapak.jpg 600w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></p>
<h2 style="text-align: center;" align="justify">Yabancılar Hukuku</h2>
<p style="text-align: justify;" align="justify"><strong>Yabancılar  Hukukunun  kapsamı</strong>nı;  yabancıların  Türkiye&#8217;ye  girişleri,  Türkiye&#8217;den  çıkışları  ve  ikametgah  sürecinde   ülkemizde    çalışma,    mal    edinme    ve      haklardan yararlanmaları oluşturur.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify">Bu iş ve işlemler <strong>uluslararası anlaşma hükümleri</strong>nin yanı sıra pek çok mevzuatta ve yönetmelikte yer alan hükümler doğrultusunda yürütülür. Ancak bu konudaki temel mevzuatımız <strong>6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu</strong>&#8216;dur.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify">Bu kanun çerçevesinde Türkiye&#8217;ye giriş ve çıkışlar sınır kapılarından geçerli <strong>pasaport veya pasaport yerine geçen belgeler</strong>le yapılır. Bunun yanı sıra bu kişinin Türkiye&#8217;ye giriş yasağı olmayan kişilerden olması gerekir. Yine Türkiye&#8217;ye giriş yapacak kişilerden <strong>doksan güne kadar kalacak yabancıların geliş amaçlarını da belirten vize</strong> almaları gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify">Türkiye&#8217;de vizenin veya vize muafiyetinin tanıdığı süreden ya da doksan günden daha fazla kalacak yabancıların ise ikamet izni almaları zorunlu bir unsurdur. <strong>İkamet izni başvurusu</strong> yabancının vatandaşı olduğu veya yasal olarak bulunduğu ülkedeki <strong>konsolosluklar</strong>a yahut istisnai hallerde <strong>valilikler</strong>e de yapılabilir.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify"><strong>İkamet izninin</strong> kendi içerisinde kısa dönem, aile, öğrenci, uzun dönem, insani ve insan ticareti mağduru ikamet izni olmak üzere <strong>altı farklı türü vardır.</strong> Bunun yanı sıra geçerli bir <strong>çalışma izni de ikamet izni yerine geçmektedir.</strong> Yabancının kişisel durumuna veya ihtiyacına göre kendisine uygun ikamet iznine başvurması mümkündür. Bu ikamet izinlerinin uzatılması, aralarında geçişlerin olması mümkündür. Ancak ikamet izni şartlarının ihlali halinde bu iznin iptali hususu da gündeme gelecektir.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify">İzin iptali durumuyla karşı karşıya kalanlar hakkında <strong>Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün talimatı</strong> üzerine re&#8217;sen valiliklerce <strong>sınır dışı etme kararı</strong> verilir ve kendileri Türkiye&#8217;yi terke davet edilir. Terk koşullarına uymayanlar yahut kaçma riski olanlar <strong>geri gönderme merkezlerinde idari gözetim altında tutulurlar.</strong> İdari gözetim süresi altı ayı geçemez ve geri gönderme merkezlerinde geçen bu süre içerisinde kişilerin temel sağlık hizmetlerinden faydalandırılmaları, çocukların eğitim ve öğretim imkanlarından yararlandırılmaları, yasal temsilciye ya da avukata erişme haklarını kullanmaları sağlanır.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify">Son olarak <strong>Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi</strong> ilgili hükmü ışığında 6458 sayılı kanunumuzda da yer alan geri gönderme (non-refoulement) yasağı çok büyük önem arz etmektedir. <strong>Geri gönderme yasağı gereğince hiç kimse, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye tabi tutulacağı veya ırkı, dini, tabiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi fikirleri dolayısıyla hayatının veya hürriyetinin tehdit altında bulunacağı bir yere gönderilemez.</strong> Bu hükme muhalefet sadece kanun hükmüne aykırılık değil aynı zamanda bir çok uluslararası anlaşmaya da aykırılık teşkil edeceğinden böyle bir durumun yaşanmasının kabulü mümkün olmamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify"><strong><span style="color: #000000;">Yabancılar Hukuku Departmanı </span></strong>olarak aşağıda belirtilen başlıklarda hizmetler sağlanmaktadır.</p>
<ol style="text-align: justify;">
<li>Yabancıların ikamet veya çalışma izinlerinin alınabilmesi için gerekli başvuruların yapılması ve takibi,</li>
<li>Türk vatandaşlığı kazanmak için yasada öngörülen şartları sağlayan yabancıların Türk vatandaşlığını kazanması için gerekli  başvuruların yapılması ve takibi,</li>
<li>Yabancılar aleyhine Türkiye&#8217;de açılmış olan davalarda hukuki destek verip dava takibini üstlenmek,</li>
<li>Yabancıların, Türkiye&#8217;de menkul ve gayrimenkul mal edinmesi ile şirket kurması ya da kurulu bir şirkete ortak olması halinde danışmanlık verilmesi</li>
</ol>
<p style="text-align: justify;" align="justify">Sizin de Yabancılar Hukuku alanını ilgilendiren bir sorunuz varsa bizimle <span style="color: #ff0000;"><strong><a style="color: #ff0000;" href="https://www.degisimhukuk.com/iletisim/" target="_blank" rel="noopener">iletişime</a> </strong></span>geçebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title></title>
		<link>https://www.degisimhukuk.com/portfolio-items/enerji-hukuku/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[degisimhukuk]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Jul 2019 19:01:49 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.degisimhukuk.com/?post_type=avada_portfolio&#038;p=1927</guid>

					<description><![CDATA[Enerji Hukuku Enerji Hukuku; yenilenebilir (güneş, rüzgâr, jeotermal, hidroelektrik vs.) yahut yenilenemez (petrol, doğalgaz, bor vs.) enerjinin üretilmesinden tutun da bu enerji kaynaklarının dağıtımı, kullanılması hatta vergilendirilmesine kadar ki hususları kapsayan geniş yelpazeli bir hukuk dalıdır. Bahsettiğimiz enerji hukuku 20. yüzyılda ortaya çıkmış olmasına rağmen gelişen teknoloji ile birlikte önemini artırmış ve gün geçtikçe de [...]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-3048" src="https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/Enerji-Hukuku-Kapak.jpg" alt="" width="400" height="300" srcset="https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/Enerji-Hukuku-Kapak-200x150.jpg 200w, https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/Enerji-Hukuku-Kapak-300x225.jpg 300w, https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/Enerji-Hukuku-Kapak-400x300.jpg 400w, https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/Enerji-Hukuku-Kapak.jpg 600w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></p>
<h2 style="text-align: center;">Enerji Hukuku</h2>
<p style="text-align: justify;"><strong>Enerji Hukuku</strong>; yenilenebilir (güneş, rüzgâr, jeotermal, hidroelektrik vs.) yahut yenilenemez (petrol, doğalgaz, bor vs.) enerjinin üretilmesinden tutun da bu enerji kaynaklarının dağıtımı, kullanılması hatta vergilendirilmesine kadar ki hususları kapsayan <strong>geniş yelpazeli bir hukuk dalıdır.</strong></p>
<p style="text-align: justify;" align="justify">Bahsettiğimiz enerji hukuku 20. yüzyılda ortaya çıkmış olmasına rağmen <strong>gelişen teknoloji ile birlikte önemini artırmış ve gün geçtikçe de güncelliğini korumaktadır.</strong></p>
<p style="text-align: justify;" align="justify">Enerji hukuku alanında çıkartılan mevzuatların dışında yukarıda bahsettiğimiz üzere bu hukuk alanının geniş kapsamlı olması nedeniyle başkaca kanunlarla da iç içe geçmiş durumdadır. <strong>İdare hukuku, ceza hukuku, ticaret hukuku, sözleşmeler hukuku, borçlar hukuku, rekabet hukuku vb. hukuk dalları ile yakından ilgilidir.</strong> Örneğin işyeriniz adına çıkartılmış enerji lisansının idari makamlarca iptal edilmesi durumunda idari yargı devreye girdiği gibi, petrol kaçakçılığı ile suçlandığınızda ceza hukuku devreye girmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify">Dünyada enerji hukukun temellerinin <strong>Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu Antlaşması</strong> ve <strong>Avrupa Atom Enerji Topluluğu Antlaşması</strong> ile atıldığını belirtmemizde fayda bulunmaktadır. Bu antlaşmalar ışığında Türkiye’de <strong>3154 sayılı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Teşkilat ve Görevler Hakkında Kanun, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu, 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun, 4646 sayılı Doğalgaz Piyasası Kanunu, 5015 Sayılı Petrol Piyasası Kanunu ve 2690 sayılı Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Kanunu</strong> ile bu kanunların uygulamalardaki usul ve esasları belirten yönetmelikler çıkartılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify">Dünyada ve Türkiye’de enerji hukuku piyasasına bakılacak olduğunda ağırlıklı olarak <strong>petrol, elektrik, doğalgaz</strong> ve <strong>LPG (sıvılaştırılmış petrol gazı)</strong> alanlarında çıkan ihtilaflarda çözüm mercii olarak gözükmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify"><strong>Elektrik Piyasası Kanunu 1. madde</strong>ye göre bu kanun; elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin yapılmasının sağlanması amacıyla düzenlenmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify"><strong>Petrol Piyasası Kanunu 1. madde</strong>ye göre bu kanun; yurt içi ve yurt dışı kaynaklardan temin olunan petrolün doğrudan veya işlenerek güvenli ve ekonomik olarak rekabet ortamı içerisinde kullanıcılara sunumuna ilişkin piyasa faaliyetlerinin şeffaf, eşitlikçi ve istikrarlı biçimde sürdürülmesi için yönlendirme, gözetim ve denetim faaliyetlerinin sağlanması amacıyla düzenlenmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify"><strong>Doğalgaz Piyasası Kanunu 1. madde</strong>ye göre bu kanun; doğal gazın kaliteli, sürekli, ucuz, rekabete dayalı esaslar çerçevesinde çevreye zarar vermeyecek şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, doğal gaz piyasasının serbestleştirilerek mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir doğal gaz piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin sağlanması amacıyla düzenlenmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify"><strong>LPG (sıvılaştırılmış petrol gazı) Piyasası Kanunu 1. madde</strong>ye göre bu kanun; yurt içi ve yurt dışı kaynaklardan temin olunan sıvılaştırılmış petrol gazlarının güvenli ve ekonomik olarak rekabet ortamı içerisinde kullanıcılara sunumuna ilişkin piyasa faaliyetlerinin şeffaf, eşitlikçi ve istikrarlı biçimde sürdürülmesi için gerekli düzenleme, yönlendirme, gözetim ve denetim faaliyetlerinin yapılmasının sağlanması amacıyla düzenlenmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify"><strong><span style="color: #000000;">Enerji Hukuku Departmanı </span></strong>olarak aşağıda belirtilen başlıklarda hizmetler sağlanmaktadır.</p>
<ol style="text-align: justify;">
<li>Yasa ve yönetmelik gereği enerji şirketi yetkilileri hakkında ikame edilen ceza dosyalarında sanık müdafiliği üstlenme,</li>
<li>İhtilaf nedeniyle doğan zararın tazmin edilmesi adına ikame edilen tazminat ya da alacak davalarında enerji şirketi vekilliğini üstlenme,</li>
<li>İhtilaf nedeniyle ruhsatın iptal edilmesi yada idari para cezası hükmedilmesi halinde iptalleri adına dava açılması,</li>
<li>Sürekli değişen yasa değişikliklerini takip ederek hukuki danışmanlık hizmeti sunmak</li>
</ol>
<p style="text-align: justify;" align="justify">Sizin de Enerji Hukuku alanını ilgilendiren bir sorunuz varsa bizimle <span style="color: #ff0000;"><strong><a style="color: #ff0000;" href="https://www.degisimhukuk.com/iletisim/" target="_blank" rel="noopener">iletişime</a> </strong></span>geçebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title></title>
		<link>https://www.degisimhukuk.com/portfolio-items/icra-ve-iflas-hukuku/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[degisimhukuk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jul 2019 07:45:29 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.degisimhukuk.com/?post_type=avada_portfolio&#038;p=1899</guid>

					<description><![CDATA[İcra ve İflas Hukuku Hukuk düzeni maddi hukuk içinde kişilere bir takım haklar tanır. Medeni yargılamanın amacı bu hakların tanınmasını ve korunmasını sağlamaktır. Ancak kişilere hak tanıyan hukuk düzeni kişilerin bu haklarını bizzat elde etmelerini yasaklamaktadır. Bu konudaki boşluğu doldurmak yargılama ve takip hukuku yoluyla devletin görevidir. Tam da burada cebri icra kavramı ortaya çıkmaktadır. [...]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-4087 size-fusion-400" src="https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/icra-ve-iflas-hukuku-400x300.jpg" alt="icra-ve-iflas-hukuku" width="400" height="300" srcset="https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/icra-ve-iflas-hukuku-200x150.jpg 200w, https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/icra-ve-iflas-hukuku-400x300.jpg 400w, https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/icra-ve-iflas-hukuku.jpg 600w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></p>
<h2 style="text-align: center;" align="justify">İcra ve İflas Hukuku</h2>
<p style="text-align: justify;" align="justify"><strong>Hukuk düzeni maddi hukuk içinde kişilere bir takım haklar tanır.</strong> Medeni yargılamanın amacı bu hakların tanınmasını ve korunmasını sağlamaktır. Ancak kişilere hak tanıyan hukuk düzeni kişilerin bu haklarını bizzat elde etmelerini yasaklamaktadır. Bu konudaki boşluğu doldurmak yargılama ve takip hukuku yoluyla devletin görevidir. Tam da burada cebri icra kavramı ortaya çıkmaktadır. <strong>Cebri icra maddi hukuktan kaynaklanan hakların devlet eliyle fiilen gerçekleştirilmesini amaçlamaktadır.</strong></p>
<p style="text-align: justify;" align="justify">Cebri icranın konusu <strong>borçlunun malvarlığı</strong>dır. Zira hukukumuzda Anayasa ile de güvence altına alınan borçlunun malvarlığı ile sorumluluğu esas alınmıştır. <strong>Borçlunun, borcu nedeniyle hapsi mümkün olmamaktadır.</strong></p>
<p style="text-align: justify;" align="justify">Cebri icranın işleyişi alacaklının icra dairesine başvurusu ile başlar. <strong>Takibin tarafları alacaklı ile borçludur.</strong> Takip işlemleri taraf ve icra takip işlemleri olarak ikiye ayrılmıştır. Taraf takip işlemleri borç ilişkisinin taraflarının yaptığı genellikle talep içeren <strong>(haciz talebi, satış talebi vs.)</strong> işlemlerdir. İcra takip işlemleri ise icra organları tarafından borçluya yönelik olarak alacaklının alacağını borçlunun malvarlığından almasına yaklaştırıcı <strong>(ödeme emri tebliği, haciz işlemlerinin yapılması vs.)</strong> niteliktedir.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify"><strong>Cebri icra çeşitleri icra takibi ve iflas yolu olarak ikiye ayrılır.</strong> İcra takibinde borçlunun karşısında bir veya birkaç alacaklısı bulunur ve malvarlığına dahil olan şeylerden biri ve birkaçı ile sorumluluğu söz konusudur. Ancak iflas yolunda borçlunun karşısında tüm alacaklıları vardır ve haczedilebilen tüm malvarlığı ile sorumludur. İcra takibi bir mahkeme kararına dayalı olarak ilamlı icra şeklinde yapılabileceği gibi ilamsız şekilde doğrudan icra dairesine başvurularak da yapılabilir. <strong>Bir de rehin paraya çevrilmesi yolu ile takip mevcuttur</strong> ancak bu yola başvurabilmek için rehinle güvence altına alınan bir alacak mevcut olmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify">Daha sık başvurulan ilamsız icra da kendi içerisinde <strong>genel haciz yolu ile takip, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip ve kiralanan taşınmazın ilamsız tahliyesi yolu ile takip</strong> olmak üzere üçe ayrılmaktadır. Bu yollardan hangisinin seçileceği alacaklının elinde bulunan belgelere ve olayın türüne göre değişiklik göstermektedir.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify">Cebri icranın asıl organları <strong>icra dairesi</strong> ve <strong>icra mahkemesi</strong>dir. İcra daireleri tüm takiplerde yetkili olmak üzere görevlidir. İcra Mahkemeleri ise özel nitelikte bir mahkemedir ve görevleri arasında icra ve iflas organlarının işlemlerine karşı yapılan şikayetleri incelemek, itirazın kesin veya geçici kaldırılmasına karar vermek, ilamlı icrada icranın geri bırakılması taleplerini incelemek, ilamsız icrada icranın iptaline veya talikine karar vermek bulunmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify">İcra takiplerinde icra mahkemeleri dışında bazı hallerde genel mahkemelerde görevli olmaktadır. <strong>Örneğin itirazın iptali davasında, menfi tespit davasında, istirdat davasında, borçtan kurtulma ve tasarrufun iptali davalarında genel mahkemeler görevlidir.</strong></p>
<p style="text-align: justify;" align="justify">Ülkemizde icra hukuku <strong>2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu</strong> hükümleri çerçevesinde uygulanır ve davanın türüne göre İcra Mahkemeleri, Genel Mahkemeler (asliye hukuk mahkemesi, asliye ticaret mahkemesi) görevlidir.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify"><strong><span style="color: #000000;">İcra ve İflas Hukuku Departmanı </span></strong>olarak aşağıda belirtilen başlıklarda hizmetler sağlanmaktadır.</p>
<ol style="text-align: justify;">
<li>Her türlü adi yazılı belge, fatura, çek, bono (senet), finans, kredi, cari hesap, sözleşmeden doğan alacak tahsili adına icra takibi başlatma, tahsilat adına haciz ve satış işlemlerini yürütme,</li>
<li>Haksız olarak başlatılmış icra takibine itiraz edilmesi ya da dava açılması,</li>
<li>İcra takibine itiraz edilmesi halinde dava açılarak davacı vekilliği üstlenme ya da icra takibine karşı dava açılması halinde davalı vekilliğini üstlenmesi,</li>
<li>Konkordato için danışmanlık verilmesinin yanı sıra dava açılarak davacı vekilliğinin üstlenilmesi,</li>
<li>Kiralananın tahliyesi,</li>
<li>Ödeme yükümlülüğünü ihlal ya da nafaka yükümlülüğünü ihlal dosyalarında hukuki destek sağlamak,</li>
<li>İflas işlemlerini yürütmek</li>
</ol>
<p style="text-align: justify;" align="justify">Sizin de İcra ve İflas Hukuku alanını ilgilendiren bir sorunuz varsa bizimle <span style="color: #ff0000;"><strong><a style="color: #ff0000;" href="https://www.degisimhukuk.com/iletisim/" target="_blank" rel="noopener">iletişime</a> </strong></span>geçebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title></title>
		<link>https://www.degisimhukuk.com/portfolio-items/bilisim-hukuku/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[degisimhukuk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jul 2019 06:37:55 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.degisimhukuk.com/?post_type=avada_portfolio&#038;p=1896</guid>

					<description><![CDATA[Bilişim Hukuku Bilişim Hukukuna değinmeden önce bilişimin ne olduğu üzerinde durulması gerektiği kanaatindeyiz. Bilişim kavramı çok geniş anlamlıdır. Türk Dil Kurumuna göre bilişim; “İnsanoğlunun teknik, ekonomik ve toplumsal alanlardaki iletişiminde kullandığı ve bilimin dayanağı olan bilginin özellikle elektronik makineler aracılığıyla düzenli ve akla uygun bir biçimde işlenmesi bilimi, enformatik.” olarak ifade edilmiştir. Bilişim Hukuku ise [...]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-3045" src="https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/Bilisim-Hukuku-Kapak.jpg" alt="" width="400" height="300" srcset="https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/Bilisim-Hukuku-Kapak-200x150.jpg 200w, https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/Bilisim-Hukuku-Kapak-300x225.jpg 300w, https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/Bilisim-Hukuku-Kapak-400x300.jpg 400w, https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/Bilisim-Hukuku-Kapak.jpg 600w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></p>
<h2 style="text-align: center;" align="justify">Bilişim Hukuku</h2>
<p style="text-align: justify;" align="justify">Bilişim Hukukuna değinmeden önce bilişimin ne olduğu üzerinde durulması gerektiği kanaatindeyiz. Bilişim kavramı çok geniş anlamlıdır. Türk Dil Kurumuna göre <strong>bilişim;</strong> <strong>“İnsanoğlunun teknik, ekonomik ve toplumsal alanlardaki iletişiminde kullandığı ve bilimin dayanağı olan bilginin özellikle elektronik makineler aracılığıyla düzenli ve akla uygun bir biçimde işlenmesi bilimi, enformatik.”</strong> olarak ifade edilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify"><strong>Bilişim Hukuku</strong> ise bilgi ve teknolojinin günümüz dünyasında hızlı ve kontrolsüz bir biçimde gelişmesi ile birlikte insanlara herhangi bir biçimde zarar vermesinin önüne geçilmesi adına ortaya çıkan hukuk dalıdır denilebilir.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify">Bilişim Hukukun doğuşuna bakıldığında <strong>terör faaliyetlerinin sanal âlemde artırdığı eylemler, elektronik satışlardan kaynaklı hırsızlık, dolandırıcılık</strong> gibi suçların yaygınlaşması, <strong>internet ortamında çocuklara yönelik saldırılar</strong>ın değişerek gelişmesi yatmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify">Yapılan araştırmalara göre bilişim alanında işlenen suçların belli başlı ortak özellikleri bulunmaktadır. Bu suçlar işlenirken <strong>bilgisayar ve ona benzer teknolojik cihaz yardımı</strong> ile işlenmesi, Türk Ceza Kanununda suç olarak belirtilmiş haksız eylemlerden daha ağır maddi ve manevi sonuç doğurması, suça karışan kişilerin yaş ortalamalarının genellikle 17-35 yaş aralığında olması gibi ortak özellikleri bulunmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify">Yine yapılan araştırmalara göre internette işlenen en fazla suçlar; <strong>bilgisayar sistemine yetkisiz giriş, sabotaj, dolandırıcılık, sahtecilik, izinsiz yazılım kullanma, çocuk pornografisi ve hacking</strong>dir.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify">Ülkemize bakılacak olduğun ilk defa 1960 yılında bilgisayar ile tanışılması, 1993 yılında internet bağlantısına kavuşması birlikte değerlendirildiğinde Bilişim Hukukunda da biraz geri kalmıştır. Bu anlamda 5<strong>237 sayılı Türk Ceza Kanunu</strong>na bilişim alanında suçlar başlığı eklenmiştir. Ancak Türk Ceza Kanunundaki bu düzenlemeler dahi yetersiz olduğu için bu defa 2007 yılında <strong>İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun</strong> yürürlüğe girerek sadece internet ortamındaki suçları değil internet ortamında yer alan her aktörün görev ve sorumluluklarını belirlediği için mihenk taşı sayılmaktadır. Kanunun yürürlüğe girmesinin ardından yine bu kanunun uygulamasının nasıl olacağına ilişkin yönetmelikler de yayınlanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify">Kanuna bakılacak olduğunda koruma tedbiri kategorisinde yer alan <strong>erişimin engellenmesi</strong> büyük önem arz etmektedir. Türk Ceza Kanununda suç olarak sayılarak karşılığında cezai müeyyidesi bulunan intihara yönlendirme, çocuğun cinsel istimrarı, uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanımı, sağlık için tehlikeli madde temini, müstehcenlik, fuhuş, kumar ve Atatürk aleyhine işlenen suçlarda yeterli şüphe elde edilmesi durumunda bu içeriklere ulaşım engellenebilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify">Yine bir paylaşım nedeniyle hakları ihlal edilen kişi yasal yollara müracaat ederek hakkındaki <strong>içeriğin yayından kaldırılması</strong> ile birlikte <strong>cevap hakkı</strong>nı kullanarak cevabının aynı şekilde yayınlanmasını isteme hakkına sahiptir. Örneğin; hakkınızda asılsız iddiaları içeren bir haber yapıldı bu haberi yapan içerik sağlayıcına müracaat ederek sizin hazırlayacağınız <strong>tekzip yazısı</strong>nın aynı usul ve esaslar doğrultusunda yayınlanması ve diğer içeriğin kaldırılmasını isteyebilir. İçerik sağlayıcı tarafından bu talep yerine getirilmez ise adli makamlarca işin gereği yerine getirilmekte buna rağmen yani adli makamların kararına rağmen herhangi bir işlem tesis etmeyen içerik sağlayıcı hakkında <strong>ceza davası</strong> açılmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify"><strong><span style="color: #000000;">Bilişim Hukuku Departmanı </span></strong>olarak aşağıda belirtilen başlıklarda hizmetler sağlanmaktadır.</p>
<ol style="text-align: justify;">
<li>Erişimin engellenmesi, içeriğin yayından kaldırılması ve tekzip konularında danışmanlık verilip gerekli müracaatların yapılması,</li>
<li>İçerik sağlayıcı veya yer sağlayıcıya gerekli hukuki danışmanlık hizmeti verilmesi,</li>
<li>Özel hayatın gizliliği, bilişim sistemine girme, sitemi engelleme, bozma, verileri yok etme, değiştirme ile kişisel verileri kanuna aykırı olarak elde etme suçlarından dolayı ikame edilen ceza dosyalarında gerek sanık müdafiliği gerekme mağdur vekilliği üstlenme,</li>
<li>E-ticaret ve aracı şirketlerin karşılaşması muhtemel siber saldırı suçlarında faillerin bulunup cezalandırılması adına gerekli hukuki desteği sağlamak,</li>
<li>İnternet ve sosyal medya telif ve reklam ihlallerinde danışmanlık</li>
</ol>
<p style="text-align: justify;" align="justify">Sizin de Bilişim Hukuku alanını ilgilendiren bir sorunuz varsa bizimle <span style="color: #ff0000;"><strong><a style="color: #ff0000;" href="https://www.degisimhukuk.com/iletisim/" target="_blank" rel="noopener">iletişime</a> </strong></span>geçebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title></title>
		<link>https://www.degisimhukuk.com/portfolio-items/miras-hukuku/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[degisimhukuk]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Jul 2019 23:13:36 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.degisimhukuk.com/?post_type=avada_portfolio&#038;p=1891</guid>

					<description><![CDATA[Miras Hukuku Miras   Hukukunun   konusunu;   muris,   mirasçılar,  murisin   terekesi,  ölüme   bağlı    tasarrufları    ve    mirasın paylaşılması oluşturur. Ülkemizde Miras Hukukuna 4721 sayılı Medeni Kanun'un  ilgili hükümleri uygulanır. Miras, miras bırakanın ölmesi ya da gaipliğine karar verilmesiyle malvarlığının tamamı için miras bırakanın yerleşim yerinde açılır. Miras denerek ifade edilen tereke; murisin mirasçılarına geçen ve [...]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-3052" src="https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/Miras-Hukuku-Kapak.jpg" alt="" width="400" height="300" srcset="https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/Miras-Hukuku-Kapak-200x150.jpg 200w, https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/Miras-Hukuku-Kapak-300x225.jpg 300w, https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/Miras-Hukuku-Kapak-400x300.jpg 400w, https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/Miras-Hukuku-Kapak.jpg 600w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></p>
<h2 style="text-align: center;" align="justify">Miras Hukuku</h2>
<p style="text-align: justify;" align="justify">Miras   Hukukunun   konusunu;   <strong>muris,   mirasçılar,  murisin   terekesi,  ölüme   bağlı    tasarrufları    </strong>ve<strong>    mirasın paylaşılması </strong>oluşturur. Ülkemizde <strong>Miras Hukukuna 4721 sayılı Medeni Kanun&#8217;un  ilgili hükümleri uygulanır.</strong></p>
<p style="text-align: justify;" align="justify">Miras, <strong>miras bırakanın ölmesi</strong> ya da <strong>gaipliğine karar verilmesi</strong>yle malvarlığının tamamı için miras bırakanın yerleşim yerinde açılır. Miras denerek ifade edilen <strong>tereke</strong>; murisin mirasçılarına geçen ve <strong>parayla ölçülebilen tüm hak ve borçlarını kapsar.</strong></p>
<p style="text-align: justify;" align="justify">Murisin ölümüyle miras <strong>kendiliğinden</strong> mirasçılara geçer. Ancak bunun için kişinin mirasçılık ehliyetine sahip olması gerekir. <strong>Mirasçılık ehliyetinin şartları</strong>nı kişinin miras bırakanın vefat ettiği esnada sağ olması, hak ehliyetine sahip olması ve mirastan yoksun bulunmaması oluşturur. Mirasçılar <strong>yasal mirasçılar</strong> olabileceği gibi <strong>atanmış mirasçılar</strong> da olabilir. Kişinin yasal mirasçılarını birinci zümre olan altsoyu, ikinci zümre olan ana ve babası, üçüncü zümre olan büyükanne ve büyükbabası oluşturur. Bu zümrelerden numara olarak önde olanında herhangi bir mirasçının bulunması halinde miras diğer zümre mirasçılarına geçmez ancak sağ kalan eş bütün zümrelerle birlikte mirasçı olabilmektedir. Bunun dışında kişinin ölüme bağlı bir tasarrufla iradi olarak atayacağı kişiler de mirasçı sıfatını kazanabilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify">Murisin ölümü sonrası başvuru üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere <strong>Sulh Hukuk Mahkemeleri</strong>nce veya <strong>noterlikler</strong>ce mirasçılık sıfatını gösteren bir belge verilir. Bu belgeye <strong>mirasçılık belgesi</strong> ya da bilinen adıyla veraset ilamı verilir.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify">Murisin şekli anlamda ölüme bağlı tasarruflarını <strong>vasiyetname</strong> ve <strong>miras sözleşmesi</strong> oluşturur. Vasiyetname yapabilmek için kişinin <strong>ayırt etme gücü</strong>ne sahip olması ve <strong>on beş yaşını doldurmuş olması</strong> gerekirken kişinin miras sözleşmesi yapabilmesi için ayırt etme gücüne sahip olmasının yanı sıra <strong>ergin olması</strong> ve <strong>kısıtlı bulunmaması</strong> şartları aranır. Miras sözleşmeleri ivazlı yani karşılıklı olabileceği gibi ivazsız da olabilir.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify">Ölüme bağlı tasarrufların madden veya şeklen aykırılıklar taşıması halinde <strong>ölüme bağlı tasarrufların iptali davası</strong> gündeme gelecektir. Aykırılık taşıyan tasarruflar yasal veya atanmış mirasçılar ile vasiyet alacaklısı tarafından miras bırakanın <strong>son yerleşim yeri Asliye Hukuk Mahkemesi</strong>nde açılacak bir dava ile iptal ettirilebilir ve terekeden çıkan malın terekeye dönüşü sağlanabilir.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify">Bunun yanında her yasal mirasçının tereke üzerinde bir <strong>saklı payı</strong> bulunur. Murisin bu saklı payları ihlal ederek terekenin tasarruf edilebilir kısmını aşarak tasarruflarda bulunması halinde <strong>tenkis davası</strong> açılabilmektedir. Tenkis davası da miras bırakanın son yerleşim yeri Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır ve tenkise tabi kazandırmaların tespiti halinde saklı pay tamamlanıncaya kadar tenkis hükümleri uygulanır.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify"><strong><span style="color: #000000;">Miras Hukuku Departmanı </span></strong>olarak aşağıda belirtilen başlıklarda hizmetler sağlanmaktadır.</p>
<ol style="text-align: justify;">
<li>Vasiyetname ve miras taksim sözleşmesi hazırlanması, vasiyetname veya miras taksim sözleşmesinin iptali için dava açılması, veyahut açılmış olan davalarda vekaleten temsil sağlanması,</li>
<li>Ortaklığın giderilmesi ve saklı pay ihlali nedeniyle tenkis davası açılması ya da açılmış olan davalarda vekaleten temsil sağlanması,</li>
<li>Miras bırakanın muvazaalı işlemi nedeniyle tasarrufun iptali davası açılması ya da açılmış olan davalarda vekaleten temsil sağlanması,</li>
<li>Murisin borçları nedeniyle reddi miras ya da mirasın hükmen reddi davalarının açılması ya da açılmış olan davalarda vekaleten temsil sağlanması,</li>
</ol>
<p style="text-align: justify;" align="justify">Sizin de Miras Hukuku alanını ilgilendiren bir sorunuz varsa bizimle <span style="color: #ff0000;"><strong><a style="color: #ff0000;" href="https://www.degisimhukuk.com/iletisim/" target="_blank" rel="noopener">iletişime</a> </strong></span>geçebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title></title>
		<link>https://www.degisimhukuk.com/portfolio-items/sozlesme-hukuku/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[degisimhukuk]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Jul 2019 22:54:03 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.degisimhukuk.com/?post_type=avada_portfolio&#038;p=1888</guid>

					<description><![CDATA[Sözleşme Hukuku Sözleşme en basit tanımıyla en az iki tarafın karşılıklı irade beyanlarının birbirlerine uygun bir biçimde açıklayarak ortaya çıkardıkları hukuki bir işlem olarak ifade edilebilir. Bir sözleşmenin kurulabilmesi için tarafların sözleşmedeki esaslı nokta üzerinde anlaşmaya varmış olması gerekmektedir. Kira sözleşmesinde kiraya verenin taşınmazı, kiracının kullanımına sunma taahhüdü kiracının ise bunun karşılığında belli bir ücreti [...]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-3055" src="https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/Sozlesme-Hukuku-Kapak.jpg" alt="" width="400" height="300" srcset="https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/Sozlesme-Hukuku-Kapak-200x150.jpg 200w, https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/Sozlesme-Hukuku-Kapak-300x225.jpg 300w, https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/Sozlesme-Hukuku-Kapak-400x300.jpg 400w, https://www.degisimhukuk.com/wp-content/uploads/Sozlesme-Hukuku-Kapak.jpg 600w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></p>
<h2 style="text-align: center;" align="justify">Sözleşme Hukuku</h2>
<p style="text-align: justify;" align="justify"><strong>Sözleşme</strong> en basit tanımıyla <strong>en az iki tarafın karşılıklı irade beyanlarının birbirlerine uygun bir biçimde açıklayarak ortaya çıkardıkları hukuki bir işlem</strong> olarak ifade edilebilir.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify">Bir sözleşmenin kurulabilmesi için <strong>tarafların</strong> sözleşmedeki esaslı nokta üzerinde <strong>anlaşmaya varmış olması</strong> gerekmektedir. Kira sözleşmesinde kiraya verenin taşınmazı, kiracının kullanımına sunma taahhüdü kiracının ise bunun karşılığında belli bir ücreti ödemeyi kabul etmesi örneğinde olduğu gibi her <strong>iki tarafın karşılıklı irade beyanları yani öneri ve kabulleri ile sözleşme kurulmuş olmaktadır.</strong></p>
<p style="text-align: justify;" align="justify"><strong>Sözleşmenin kurulma zamanları farklılık gösterebilir.</strong> Taraflar birlikteler ise yani hazır iseler karşılıklı irade beyanlarının oluştuğu anda sözleşme kurulmuş olur. Bunun yanı sıra taraflardan biri ya da birkaçı hazır değil ise hazır olan tarafın kabul beyanı hazır olmayan taraf veya taraflara ulaşıp kabul edildiği anda sözleşme kurulmuş olur.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify"><strong>Taraflar sözleşme özgürlüğü ilkesi doğrultusunda diledikleri konularda diledikleri şekilde sözleşme akdedebilirler.</strong> Ancak sözleşme özgürlüğünün de bir sınırı olduğu unutulmamalıdır. <strong>Sözleşme kanuna, ahlaka, kamu düzenine ve kişilik haklarına aykırı kurulamaz.</strong>  Sözleşme ehliyetsiz bir tarafla kurulamaz. Sözleşme kanunda belirtilen şekil şartının dışında kurulamaz. <strong>Sözleşme aldatarak, korkutarak, yanıltarak, irade bozarak kurulamaz.</strong></p>
<p style="text-align: justify;" align="justify">Sözleşmeden doğan borcun yerine getirilmesi yani ifa edilmesi de sözleşmede belirtilebilir. Kural olarak borcun nerede ödeneceği serbestçe kararlaştırılabileceği gibi eğer borç para borcu ise alacaklının ikamet yerinde, parça borcu ise sözleşmenin konusunun bulunduğu ikamette ve başkaca diğer borç ise borçlunun ikamet yerinde ödenir. Kural olarak borç doğduğu anda ödenir ancak taraflar bunu da sözleşme özgürlüğü uyarınca belirleyebildikleri gibi zaman zaman borcun ödeme zamanı kanunla da belirlenebilir.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify"><strong>Anayasa&#8217;nın 48. maddesine göre herkese sözleşme özgürlüğü tanınmış</strong> olmakla birlikte esasen gerek sosyal yaşantımızda gerekse iş hayatımızda kısaca hayatın her alanında sözleşme karşımıza çıkmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify"><strong>Alım-satım sözleşmesi, kira sözleşmesi, işçi-işveren sözleşmesi, hizmet alım sözleşmesi, kredi sözleşmesi, ortaklık sözleşmesi, kat karşılığı inşaat sözleşmesi, eser sözleşmesi, sigorta sözleşmesi, ibra sözleşmesi, tüketici sözleşmesi, avukatlık sözleşmesi en çok yargıya taşınmış olan sözleşmeler arasında yer almaktadır.</strong></p>
<p style="text-align: justify;" align="justify"><strong>Eser sözleşmesi</strong>ne kısa bir şekilde değinecek olduğumuzda; iş sahibinin taraflarca üzerinde anlaşılan bedeli ödemek koşulu ile işi yapacak olan tarafın yani yüklenicinin bir eser yaratarak iş sahibine teslim etmesidir.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify"><strong>Avukatlık sözleşmesi</strong>; hukuki yardım talebinde bulunan ile avukat arasında akdedilen, hukuki yardım talebinde bulunan kişinin hukuki sorununun Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi altında kalmayacak bir bedel karşılığında çözülmesidir.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify"><strong><span style="color: #000000;">Sözleşme Hukuku Departmanı </span></strong>olarak aşağıda belirtilen başlıklarda hizmetler sağlanmaktadır.</p>
<ol style="text-align: justify;">
<li>Her türlü sözleşmenin farklı dillerde hazırlanarak hukuki danışmanlık hizmeti vermek,</li>
<li>Sözleşmelerden kaynaklanan ihtilafların öncelikle uzlaşı ortamında, bunun mümkün olmaması halinde yargı kararı ile çözümünde taraf vekilliği üstlenmek</li>
</ol>
<p style="text-align: justify;" align="justify">Sizin de Sözleşme Hukuku alanını ilgilendiren bir sorunuz varsa bizimle <span style="color: #ff0000;"><strong><a style="color: #ff0000;" href="https://www.degisimhukuk.com/iletisim/" target="_blank" rel="noopener">iletişime</a> </strong></span>geçebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
