ise-iade-davasi

 

Bu yazımızda Denizli Avukat olarak çalışan kişilerin haksız bir biçimde işten çıkarılmaları halinde kendilerini güvende hissetmelerini sağlayan işe iade davasını, bu davanın açılması için gerekli olan işe iade davasının şartlarını ve davanın bittiğinde elde edilecek olan işe iade davasının sonuçlarını açıklamaya çalışacağız.

Hemen işe iade davasının ne olduğunu açıklamakla makalemize başlayalım.

İşe iade davası nedir?

İşçi – işveren ilişkisi kapsamında bir iş yerinde çalışan işçinin, işveren tarafından işten çıkarılması halinde işçinin eski işine geri dönmesini ayrıca boşta geçen zaman zarfında mahrum kaldığı ücretinin tazmin edilmesi ile yine de işe başlatılmaması halinde de bu defa kıdem süresiyle orantılı bir biçimde tazminat almasını sağlayan bir nevi tespit davasıdır.

Ancak hemen hemen her davada olduğu gibi işe iade davalarında da bir takım şartlar bulunmaktadır. Bu şartlardan biri sağlanmadığı takdirde işe iade davası kabul görmez.

İşe iade davasının şartları nelerdir?

  • İş Kanununa tabii olarak çalışma şartı

Öncelikli olarak 4857 sayılı İş Kanunun kapsamında çalışan bir işçi olmak zorundadır. Yani bir devlet memuru iseniz çalışmış olduğunuz kuruma işe iade davası açamazsınız.

  • İşveren feshinin haksız veya geçersiz olması şartı

İkinci olarak iş akdi işveren tarafından fesih edilmeli ve bu fesih işlemi işveren tarafından haklı ve geçerli bir feshe dayanmamalıdır. Yani işveren, iş sözleşmesini usul ve yasaya aykırı bir biçimde fesih etmiş olması gerekir.

  • En az 30 çalışan şartı

Üçüncü olarak işe iade davası açılabilmesi için işverene ait aynı iş kolundaki toplam işçilerin sayısının otuz veya daha fazla olması gerekir. Hemen belirtmek gerekir ki çalışmış olduğunuz işyerinde belki de otuz çalışan olmayabilir ama işyerinin aynı iş kolundan olan başkaca bir şubesinde çalışan işçileri de bu hesaplamaya dahil edileceğinin unutulmaması gerekmektedir.

  • En az 6 aylık kıdem şartı

Dördüncü olarak işçi, işe başladığı tarihten itibaren en az altı aydır çalışıyor olması gerekir. Yani bir işçinin en az altı aylık kıdemi şartı aranmaktadır. Aralıklı çalışmalarda ise yüz seksen günlük bir çalışmadan bahsedilir.

  • Belirsiz süreli iş sözleşmesinin olması şartı

Beşinci olarak işçi ve işveren arasında akdedilmiş olan iş sözleşmesinin belirsiz süreli olması gerekir. Ancak burada unutulmaması gereken bir husus belirli süreli yapılmış olan bir sözleşme artık her yıl yenileniyor ise artık bu sözleşme dolayısıyla çalışmanın belirsiz süreli hale dönüştüğü yerleşik içtihatlarla sabittir.

  • İşveren vekili olmama şartı

Bir diğer şartımız ise işveren vekili olmama şartıdır. Yani işe iade davası açacak olan kişi işveren vekili olamaz. İşveren vekilinden kasıt ise işletmenin bir bütününü sevk ve idare etme ile işçi alma ve çıkarma yetkisi bulunan kişiler işveren vekili sıfatındadır.

  • 30 gün içerisinde arabuluculuğa müracaat etme şartı

Son olarak yukarıda yazılı şartların hepsinin aynı anda gerçekleşmesi şartı ile işçi, işveren tarafından fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile birlikte fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içerisinde son yasal değişiklik ile birlikte öncelikle arabuluculuğa müracaat etmelidir. Bu şart aynı zamanda dava şartı olduğu için şayet arabuluculuğa müracaat etmeden dava açılması halinde dava şartı yokluğundan dava red edilecektir.

  • Arabuluculuk son tutanağının imzalanmasının ardından 2 hafta içinde dava açma şartı

Anlaşmama tutanağının imza altına alındığı tarihten itibaren de yukarıda belirtilen 30 günlük süreye ilaveten iki hafta içerisinde görevli ve yetkili iş mahkemesinde dava açmalıdır. Bu süre hak düşürücü süre olup hâkimlikçe resen dikkate alınır. Yani bu süre zarfında işe iade davası açılmadığı takdirde artık bir daha işe iade davası açılamaz.

İşe iade davasının sonuçları nelerdir?

  • Davanın reddi

İşe iade davasının sonucunda işveren tarafın feshinin haklı veya geçerli olduğu kanaatine varılması halinde davanın reddine karar verilir. Böyle bir durumda eski işine dönmek isteyen Davacı işine dönemediği gibi mahkeme masraflarına ve işveren tarafın kendisini vekili ile temsil ettirdiği durumlarda karşı tarafın avukatının vekalet ücretini ödemek zorunda kalır.

  • Davanın kabulü

İşe iade davasının diğer sonucu ise davanın kabulüdür. Böyle bir durumda işçi haksız bir biçimde işten çıkarıldığı için işe iadesine karar verilerek eski işine geri dönebilmektedir. Hatta talep edilmesi halinde boşta geçirdiği zamana karşılık ve şayet işe başlatılmaması halinde de işe başlatılmama tazminatına hak kazanabilmektedir. Boşta geçen ücret alacağı ile işe başlatmama tazminatı işçinin kıdemi ile değişkenlik göstermekte olup her biri en az 4 en fazla 8 aylık ücrete denk gelmektedir. Ancak dava kabul ile sonuçlanmış olsa da işçi tarafından yapılması lazım gelen bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmesi gerekmektedir.

İşe iade davasının kabulü halinde kesinleşen mahkeme kararın işçiye tebliğinden itibaren on iş günü içerisinde işe başlayacağını işverene bildirmek zorundadır. Kanunda bu bildirimin yolu gösterilmemiş olup ispat bakımından noter vasıtası ile yapılmasında fayda vardır. Eğer işçi süresi içerisinde işe başlama bildiriminde bulunmadığı takdirde kararda hükmedilen boşta geçen ücret alacağı ve işe başlatmama tazminatına hak kazanılmaz ve işe dönemez. İşe başlama bildirimi işverene bildirildikten sonra bir ay içerisinde işçiyi işe başlatmak zorundadır. Eğer başlatmaz ise kararda hükmedilen maddi sonuçları işçiye ödemek zorundadır.

İşe iade davası hakkında bilinmesi gereken diğer ayrıntıları da bilmekte fayda olduğunu düşünmekteyiz. Feshin geçerliliğinin ispat külfeti ise işverendedir. İşveren feshin haklı ve gerekçeli yaptığını ispat etmek zorundadır. Davanın mahiyeti itibariyle işe iade davaları kanunen dört ay içerisinde sonuçlanması, temyiz edildiği takdirde ise Yargıtay’ın bir ay içerinde kesin karar vermesi düzenlenmiştir. Ancak uygulamada bu sürelere iş yoğunluğu gerekçesi ile riayet edilememektedir.

İşe iade davasının çok teknik bir dava olduğu anlatımlarımızdan da anlaşıldığı gibi 4857 sayılı İş Kanunu yanı sıra uygulamada da 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu mevcut hükümleri davada etkili olmaktadır. Bu nedenle işe iade davasının, davacısı ya da davalısı iseniz Denizli İş Avukatı‘ndan hukuki yardım almanızı tavsiye ederiz. Zira işe iade davasının sonucunda kabul kararı verilmesinin ardından yapılacak olan işlemler sonucunda şayet işe geri alma gerçekleşmez ise bu defa mahkeme kararının icra takibine konulması gerekecektir. Bu durumda da icra takibi konusunda tecrübeli olan Denizli İcra Avukatı‘ndan destek alabilirsiniz.